|
COĞRAFİ YAPISI

İstasyon Karşısından Görünüm
Yöre son derece
engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Bu arazi yapısını Karasu (Fırat)
nehri Kuzey doğudan Güney batıya doğru ikiye bölmektedir. Fırat nehrinin
bu bölümü topograflarca (Fırat Boynuzu) olarak adlandırılmaktadır. Karasu
ilçemizi 2 km kuzeyinden geçerek Kemaliye ilçesi sınırlarına ulaşmaktadır.
Fırat nehrine yakın bölgelerde 900 – 1000 mt olan rakım nehirden kuzeye ve
güneye ilerledikçe yükselmekte, güneyde yer alan Munzur dağlarında rakım
3150 mt ye ulaşmaktadır. Fırat nehrinden kuzeyde bulunan Kuruçay
istikametinde bir, batı istikametinde bulunan Ağıldere istikametinde bir
, güney istikametinde bulunan Uluyamaç bölgesinde bir vadi olmak üzere üç
vadi bulunmaktadır. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1060 mt dir.
meskun alanların deniz seviyesinden yüksekliği 1000 ile 1400 mt arasında
değişmektedir. Yörenin iklimi karasal iklimdir. İlçenin diğer önemli
akarsuları Kuruçay çayı, Karabudak çayı ve Yeşilyurt(sanahsi) çaylarıdır.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ COĞRAFYASINDA
İLİÇ
İlçenin konumu;1941 yılında Ankara’da toplanan “Birinci Türk Coğrafya
Kongresi” Doğu Anadolu Bölgesi’ni Van-Hakkari,Yukarı Murat,Erzurum-Kars ve
Yukarı Fırat olmak üzere dört bölüme ayrılmıştır.İliç bunlardan Yukarı
Fırat Bölümü’nde bulunan bir ilçemizdir.
Bilimsel araştırmalar İliç ve çevresini de içine alan yüzey şekillerinin
Doğu Anadolu Bölgesi’nde oluşması,ikinci zamanda başlayan ve üçüncü
zamanda da devam eden dağların oluşumu ile ilgilidir.Yer kabuğu
kalınlaşmış,dağlar yükselmiş,birbirine sıkışmıştır.
Buzul Çağı’nın birikimleri Doğu Anadolu’nun yüksek dağ kesimlerinde bariz
olarak görünür.Buna örnek olarak da İliç yakınlarında bulunan Munzur
Dağları gösterilebilir.Bu dağlarda eski buzulların aşındırması sonunda
oluşan buz yatakları vardır.
İlçe Merkezinin bulunduğu yer deniz yüzeyinden 1.100 metre
yüksekliktedir.Köy yerleşim birimlerinin yüksekliği ise 800-2000 metre
arasında farklılık gösterir.İlçenin bulunduğu yer engebeli bir yapıya
sahip olup bunun dışında ilçe topraklarının büyük çoğunluğu dere, vadi ve
yamaçlarda bulunan parçalar halinde ekilebilir alanlardır.İlçe ve
çevresinde Doğu Anadolu’ya egemen kara iklimi yaşanır.

Bağıştaş Köyünden Görünüm
İKLİM:
Bir yerdeki iklim elemanlarının uzun yallar göstermiş
olduğu ortalama değerdir.Yani sıcaklık,basınç,nem ve rüzgarın uzun yıllar
göstermiş olduğu ortalama değerdir.Bu değerlere göre genel olarak iklimler
sıcak,soğuk ve ılıman olmak üzere üç ana karakter gösterirler.Ülkemizde bu
iklim kuşaklarından ılıman kuşakta yer almakla birlikte farklı iklimler
hüküm sürmektedir.Bunlar Akdeniz iklimi,Karadeniz iklimi,ve
Karasal(Step)iklimleridir.
İlçemiz de karasal iklimin hüküm sürdüğü Doğu Anadolu Bölgesi’nde
bulunması münasebetiyle karasal bir iklime sahiptir.Karasal iklim; yazları
sıcak ve kurak,kışları ise soğuk ve genellikle kar yağışlı bir özellik
gösterir.Bu genel değerlendirme neticesinde ilçemizdeki iklim
özelliklerini mevsimlere göre incelersek;
İlçemizin kış mevsimi karasal iklimin genel karakterine uygun olarak soğuk
ve zaman zaman kar yağışlı olmaktadır.Yalnız her ne kadar karasal iklim
hüküm sürse de kış mevsimi tam bir karasal iklim gibi çok soğuk ve sürekli
kar yağışlı değildir.Özellikle son 10-15 yılda bakıldığında İlçemiz
ikliminde hissedilir derecede bir ılımanlaşma sözkonusudur.Önceki yıllarda
uzun süre yerde kalabilen ve kalın örtüler oluşturan karlar artık
özellikle ilçe merkezinde çok az görülmektedir.Yani ilçemiz Doğu Anadolu
Bölgesi’nde olmasına rağmen karasal iklime göre değerlendirdiğimiz zaman
nisbeten ılıman bir iklime sahiptir.
Bu İklim değişikliğindeki sebeplere de kısaca değinmek gerekirse de şu iki
ana faktörü söyleyebiliriz:
1-Keban Baraj Gölü’nün ılımanlaştırıcı etkisi
2-Ozon Tabakası’ndaki delinmeler sonucu tüm dünyadaki iklim
değişikliği.
Bilindiği gibi nem oranı yüksek olan havalar geç ısınıp geç soğudukları
için kışın fazla soğuk yazın ise fazla sıcak olmazlar.İşte buna istinaden
Keban Barajı’nın yapılması ile oluşan Keban Baraj Gölü’nün oluşması ile
burada oluşan geniş yüzeyleri kaplayan su seviyesinde buharlaşma oranı
artmış,çevresindeki kuru havanın nemli hava haline gelmesini
sağlamıştır.Böylece bu göl çevresinde önceleri çok soğuk bir iklim
olmasına rağmen gölün yumuşatıcı etkisiyle iklim nisbeten
ılımanlaşmıştır.İlçemizde bu olumlu sonuçtan nasibini almışve eskiye
oranla iklimi hissedilir derecede ılımanlaşmıştır.
Bir diğer sebep de ozon tabakasındaki delinmeler sonucu yeryüzüne ulaşan
güneş ışınlarının etkisinin artması sonucu bütün dünyada görkülen
sıcaklığın artması eğilimidir.Bunun Sonucunda kutuplardaki kalın buz
örtülerinin erimeye başlaması bunun bir kanıtı ve sonucudur.
Yaz mevsiminde ise ilçemizde sıcak ve kurak bir iklim hüküm sürmektedir.Bu
aylarda zaman zaman 15-20 gün aralıklarla İlçemizin yüksek kesimlerinde
kısa süreli sağnak şeklindeki yağışlar görülür.İlçe Merkezinde ise 2 ay
gibi uzun bir süre hiç yağışın olmadığı yıllar olmaktadır.Bazı yıllarda
yaz aylarında birkaç defa sağanak şeklindeki kısa süreli yağışlar da
olabilmektedir.Sonuç olarak diyebiliriz ki yazın sıcak ve kuraktır.
İlçemizde
en yağışlı mevsim ilkbahar mevsimidir.Bu mevsimde bol miktarda yağış
olmaktadır.Bu yağışlar için Doğu Anadolu Bölgemiz’de yaz başında görülen
“Kırk İkindi Yağmurları”nı hatırlatır.Şöyle ki;sabah açık olan gökyüzü
öğle üzeri bulutlanıp öğle sonlarına doğru sağnak şeklindeki yağışlar
örülür ve tekrar ikindiden sonra gökyüzü yeniden açılır.Bu yağışlar 1-1,5
ay devam edebilmektedir.Sonbahara gelindiğinde ise yaz sıcaklığı ve
kuraklığı yerini yavaş yavaş soğuğa ve yağmurlara bırakır.Bu soğukların ve
yağışların kış aylarına yaklaştıkça artar.
Kısaca şunu da belirtmek gerekir ki İliç ilçe merkezimiz nisbeten Fırat’ın
etkisiyle ve çevresindeki bir çok köyüne göre yükseltisinin daha az olması
ve dağların koruyucu etkisiyle bu köylere göre iklimi kış mevsiminde daha
ılıman geçer.
Sonuc olarak özetlemek gerekirse kışları nisbeten ılıman ve kar yağışlı
yazları ise sıcak ve kurak olan karasal iklim görülmektedir.

İstasyon Mahallesinden Görünüm
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ :
İliç ve köyleri içinde bozkır
görünümlü çıplak topraklı köyler ağırlıktadır.İlçe merkezi önünde bağlar
ve bahçeler vardır.Yine ilçe, köylerin iklimine göre meşelikler,diğer ağaç
türleri ve yeşil alanlar mevcuttur.Doğa, coğrafi itibariyle kırsal ve
verimsiz olmasına rağmen gerek merkez ilçeye yakın gerekse köylerde ünlü
mesire yerleri ve su başları vardır.İlçe merkezinin Abdullahpaşa
Mahallesi’nde kaynayan kaynak suyu mevcut olup bu su ilçenin bahçelerini
sulamakta ve zaman zamanda içme suyu olarak kullanılmaktadır.Yine ilçe
merkezinin kuzeybatısında karasu ırmağı akmakta olup vadi görünümündedir.

Bastana Kayası ve Kuruçay Deresinden Görünüm
EKONOMİK COĞRAFYA :Kışların
uzun geçmesi ve aylarca süren kar örtüsü ve don, tarım yapılacak süreyi
kısaltır.İlçemizde ağırlıklı olan küçük baş hayvanların beslenmesi
konularında ortaya güç durumlar çıkar.İlçe merkezinde tarım alanları çok
fazla olmamak kaydıyla ekim yapılır.Köylerde toprağın kısıtlı olması
nedeniyle sebze üretimi de ançak kişilerin kendi ihtiyacı kadar
düşünülür.Bunların ötesinde meyvecilik yine bireylerin kendi ihtiyaçları
kadarıyla yapılmaktadır.İlçede ve köylerinde elma,ceviz,bölgesel iklime
yatkın meyve çeşitleri üretilir.
Ayrıca bağcılık sektörünün arazinin kırsal olmasına
rağmen bölgeden sonu gelmeyen göçlerinde etkili olmasına rağmen bireysel
olarak kendi ihtiyaçlarına göre ürünler üretilmektedir.Bunların içerisinde
domates,salatalık,biber,fasulye,patates,soğan başlıca ürünlerdir.
Doğu Anadolu’da ülkemizin öteki bölgelerine rağmen daha
büyük bir potansiyel olan küçükbaş hayvancılığı yapılır.Ağırlıklı olarak
koyunculuk başta gelir.Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ilçe merkezi ve
ilçeye yakın köylerde mevcuttur.Diğer köylerimizde ise nisbeten ihtiyaca
göre küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığı yapılır.Her ailenin ihtiyacı için
beslenen koyun ve keçiler toplanarak oluşturulan bir sürü bir çobanın
himayesinde otlatılır.Akşamları sahiplerine teslim edilir.Ancak küçükbaş
hayvancılığı geçim kaynağı olanlar her aile için bir sürü oluşturularak
İlkbahar ve yaz aylarında bunların otlatılması için ilçenin yüksek
kesimlerine çıkarak sürülerini otlatırlar.Sürü sahipleri zaman zaman da
ilçede yeterli mera ve otlak bulamayınca başka il ve ilçelere sürülerini
otlatmak için götürürler.Ürettikleri tulum peyniri “Erzincan’ın Meşhur
Tulum Peyniri”dir.Üretimlerini tüccarlar aracılığıyla Türkiye’nin her
yöresinde satışa sunarlar.

Yeşilyurt Köyü'nden Görünüm
|