YÖRENİN İDARİ TEŞKİLATI

İlçemize
bağlı 58 köy 4 mahalle 13 mezra bulunmaktadır. Köylerden 42 köyümüzün
nüfusu 100 den az, 16 köyün nüfusu 100 den fazladır. Nüfusun az olması,
yerleşim yerlerinin coğrafi engebeler teşkil etmesi sonucunda kırsal
kesimlere devlet hizmetleri çok güç şartlar altında büyük masraflarla
götürülmektedir. Buda götürülen hizmetlerin verim ve potansiyelini
azaltmaktadır. Devlet otoritesi ile halk arasındaki ilişkiler olumlu
düzeydedir.
1518’de tutulan İlk Osmanlı Tahrir Defteri’nde İliç’in bir kısım köyleri
ile birlikte Diyarbakır ve Sivas eyaletlerinin Arapgir Livası’na bağlı bir
bucak veya köy konumunda.Tanzimat’la dirlik idaresi kaldırılıp 1868’de
vilayetler kuruldu.1869’da yayınlanan ilk Diyarbakır Salnamesi’ne göre
Arapgir sancağı ve Harput eyaleti bünyesinde Diyarbakır vilayetine
bağlıdır.1878 tarihli Diyarbakır Salnamesi’nde Elazığ il haline
getirildiğinden Diyarbakır’dan ayrılmıştır.Malatya Sancağı Elazığ’a
bağlanmıştır.Bu dönemde Kamus-ül Alam’da Elazığ Vilayeti’nin Harput
Sancağı’na bağlı olduğu zikredilir.Evliya Çelebi 18.yy.’da Eğin(Kemaliye)
kazasının(Dolayısı ile İliç ve köylerinin) Sivas eyaletine bağlı olduğunu
ancak,köylerdeki reayanın tekalif-i örfiyyesinin Malatya Mufassılı
tarafından alındığını zikreder.Cumhuriyet döneminden önce Elazığ’a
bağlıdır.20 Nisan 1924 yılı Mülga Teşkilatı Esasiye Kanununun(Anayasanın)
89.maddesi sancakları kaldırmış ve idari taksimatı
vilayet,kaza,nahiye,kasaba ve köy şeklinde tesbit etmiştir.1926’da İliç’i
19 köyü ile birlikte Malatya ilinin Eğin(Kemaliye) kazasına bağlı bir
nahiye merkezi olarak görüyoruz.1939 yılında Erzincan’a bağlı bir kaza
merkezi olan Kuruçay’dan ilçelik alınarak İliç kaza merkezi yapılmış ve
köyleri ile birlikte Erzincan iline bağlanmıştır.
Bugünkü İliç’in nahiyesi(o zamanlar Kemah’ın nahiyesi sonraları
Erzincan’ın bir kaza merkezi olan) Kuruçay’ın durumuna gelince;
a)922-924(1516-1518)Tarihli İlk Tahrir Defterinde: Kemah Sancağı,
Erzincan –Bayburt Beylerbeyiliği’ne bağlı,Erzincan-Bayburd Beylerbeyliği
de bir serhad beylerbeyliğidir.
Aynı defterde,Kemah Livası’nın idari taksimatında İliç ve yöresi
iki nahiye olarak şöyle tesbit edilmiştir.
1)Aşağı-il Nahiyesi;Bugünkü İliç ilçe merkezine tabi bir kısım
köylerin kapladığı saha ile Kuruçay ve Armutlu nahiyelerinin kuzey
kısımları.
2)Kuruçay Nahiyesi;bugünkü İliç’in Kuruçay nahiyesinin batı
kısımlarını ihtiva eden saha.
b)926-929(1520-1523) Tarihli Karaman-Rum İcmal Defterinde:Kemah
Sancağı,Rum(Rum-ı hadis) Eyaletine bağlı
c)943-945(1536-1539)tarihleri arasında timar tevcih kayıtlarını
gösteren icmal defterine göre;Kemah Sancağı(Paşa Sancağı),Erzurum
Eyaletine bağlı.
Gerek Ruus kayıtlarından,gerekse Tapu-Tahrir ve Maliye
defterlerinden tesbit edilebildiğine göre Kemah sancağı ,Kanuni devrinin
sonlarına kadar(1566),Erzurum Eyaletine bağlı bir sancak olarak
kalmıştır.1566’dan sonra Kemah’ın ayrı bir kaza olarak Erzurum Livası’na
bağlandığı görülmektedir.
Bu bölgenin ilk tahririni gösteren deftere bakıldığında,sancak
hudutları dahilindeki köylerden pek çoğunun sakinleri tarafından
terkedilmiş ve harabeye dönmüş olduğu görülmektedir.Nitekim 1516-1518
tahririnin neticelerini tesbit eden ilk Tapu-Tahrir Defteri’ne göre,Kemah
Sancağı’nda mevcut 274 köyden 185’i ıssız ve viran köylerdi.Yani köylerin
%67,7’si gayrı meskundu.Bu gayrı meskun köylerden 141’i meskun köylerle
birlikte sipahilere dirlik olarak dağıtılmış,geri kalan 44’ü ise “mahlül”
yani hiç kimsenin tasarrufuna verilmemiş köyler olarak
kaydedilmiştir.Bölgedeki köylerin büyük kısmının tamamen tahrip edilerek
ıssız bir hale getirilmiş olması,şüphesiz,Osmanlı idaresine geçmeden önce
buralarda cereyan eden hadiselerle yakından ilgilidir.Esasen bu bölgeler
Xlll.yy.’ın ikinci yarısından XVl.yy.’ın başlarına kadar geçen
devrede,çeşitli boy ve ulusların ve bunlara dayanarak kurulan Türkmen
toplulukların birbirlerine üstünlük sağlamak maksadıyla giriştikleri
savaşlar ve mücadeleler içinde çalkalanmıştır.Bilhassa XVl.yy.’da
Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında süregelen amansız mücadeleler,bu
havalinin geniş ölçüde tahrip olmasında pek müessir olmuştur.Akkoyunlu
Türkmen Devleti’nin kurucusu olan Uzun Hasan, Karakoyunlular’ı ortadan
kaldırıp bu bölgeleri hakimiyeti altına aldıktan sonra,bir istikrar
devresinin başladığı anlaşılmaktadır.Safeviler, Akkoyunlu hakimiyetine son
vermeden önce,bu havalide Akkoyunlu beyleri ile şiddetli kavgalara
girişmişlerdi.Şah İsmail’in müfrit müridlerinin yönettiği bu
savaşlar,büyük hasara yol açmıştır.1530 tarihli Evkaf Defteri’nde,birçok
köy ve zaviyelerin “Kızılbaş Fetreti” yüzünden harab olup,ahalisinin
etrafa dağıldığı belirtilmekte,Safevilerin bu bölgede yaptıkları tahribata
ve çıkardıkları kargaşalara işaret edilmektedir.Nitekim İbn Kemal,Şah
İsmail’in Akkoyunlular’ı bertaraf etmek için giriştiği katliamlardan
bahsederken onun hakkında”Hasan Han’ın soyundan ve dirisinden ölüsünden
gezdüğü yeri aratdı,ilde ve şehirde ve köyde teftiş etdi,her nerede
Akkoyunlu’ya mensub ol sürüden mahsub kişi bulduysa öldürüp kanın yere
akıtdı”demekte,medrese ve mescidleri harab ettirdiğini belirtmektedir.
Netice olarak,yukarıda zikredilen pek çok köyün ıssız ve harab
kalmasına Akkoyunlular’la Safeviler arasındaki mücadeleler yanında ,Yavuz
Sultan Selim’in 1514’de İran seferine çıkarken Şii’ler aleyhine takınmış
olduğu tavır üzerine,çeşitli boy ve uluslara mensub Şii Türkmen
gruplarının yerlerini terkederek bir kurtarıcı gibi gördükleri Şah
İsmail’in yanına gitmelerinin de büyük ölçüde müessir olduğunu,burada
belirtmek isteriz.
Sancağın ilk tahriri yapılırken viran haldeki köyleri
şenlendirmek kaydı ile diğer köylerle birlikte sipahilere dağıtıldığı
görülmektedir.Kanuni döneminde sağlanan siyasi istikrar neticesinde,daha
önce etrafa dağılmış olan ahaliden hayatta kalanların tekrar eski
yerlerine dönmeleri ile şenlendiği belirtilmektedir.Bundan başka vakıf
gelirleri bazı zaviyelere tahsis edilmiş olan köylerin divani
hisselerinin,padişahın emri üzerine,bu köyleri şenlendirmek kaydı ile
sipahilere verildiğine işaret edilmektedir.
Devlet,bazı derbend yerlerindeki köyler
ahalisini,birtakım muafiyetler karşılığında eski yerlerini
şenlendirip,mamur etmeğe teşvik etmiştir.Bilindiği gibi Osmanlı
İmparatorluğu,siyasi,iktisadi ve içtimai dÜzenin sağlanmasında,çeşitli
hizmetlerde kullanılmak üzere,toplumun her kesiminden,zamanın ve şartların
elverdiği ölçüde,istifade etmek yoluna gitmiştir.Bu cümleden olarak,ıssız
ve boş yerlerin şenlendirilip mamur edilmesi hususunda, birtakım
konar-göçer unsurlardan,boy ve oymaklardan faydanıldığı gibi,zaviye
şeyhlerinden de istifade edilmiştir. Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarından
itibaren,askeri istilalar ve sürgünler sebebiyle,Anadolu’ya gelerek etrafa
dağılan çeşitli tarikatlara mensub dervişler(=zaviye şeyhleri),ıssız ve
boş yerlerin imar ve iskanında mühim rol oynamışlardır.Zaviyelere mensup
tarikat şeyhleri,önce, yerleştikleri yerlerde faaliyetlerini
sürdürecekleri birer zaviye açıyorlardı.Sonra bu zaviyelerin etrafında
yavaş yavaş köyler teşekkül ediyordu.Bu zaviyeler,o köylerin birer kültür
ve tarikat merkezi oluyorlardı.
Başlangıçta kendiliğinden bir iskan ve kolonizasyon
hareketini temsil eden zaviyeler, zamanla devletin,kontrolü altında
çalışan umumi hizmet müesseseleri halini almış,zaviye şeyhleri ise,resmi
bir memur durumuna gelmiştir.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi,Kemah Sancağı dahilinde mevcut
zaviyeler,”Kızılbaş Fetreti”yüzünden ıssız ve harab bir hale gelmişti.Bu
sebepledir ki,ilk tahrir defterinde hemen hiçbir zaviye ismine rastlamak
mümkün değildir.Kanuni devrinde,bu harab olmuş zaviyelerin yeniden
faaliyete geçirilmesi ve bazı muhataralı derbendlerde yeni zaviyeler
açılması için bizzat padişah tarafından emir verilmiştir.Ayrıca her
zaviyenin evkafı,yine padişah tarafından tayin ve takdir edilerek,zaviye
şeyhlerinin ellerine birer berat(==berat-ı sultani)tevdi edilmiştir.Böyle
derbend mahallerinde kurulmuş olan zaviyelerdeki görevliler,tabir-i
mahsusu ile “ayande ve ravende”ye yani yolculara hizmet etmek ve nakliyata
yardımda bulunmak gibi,devlete ait umumi hizmetleri de
görürlerdi.Dervişler,aynı zamanda derbend bekliyerek,asayişin sağlanmasına
da yardım ederlerdi.Yol boyunca derbend bekleyen,zaviye tesis etmiş olan
dervişler, ellerindeki topraklara “serbest”olarak tasarruf
ediyorlardı.Vazifelerini ifa etmedikleri takdirde,yerleri ellerinden
alınarak başkalarına verilmekte idi.
Kemah Sancağı köylerinden bir kısmının bulundukları mevki
itibariyle derbend köyleri olduğu görülmektedir.Bir kısım köyler ise bir
derbend civarında kurulmuş köylerdir.Tahrir defterlerindeki kayıtlara
göre,sancak dahilinde yirmi kadar derbend köyü mevcuttur. Derbend;
Geçit,set,dağlar arasında güçlükle geçilen boğaz manalarına gelmektedir.Derbendler,emniyet
bakımından mühim olan önemli geçit noktalarında bulunmakta idiler.Bu
özelliklerinden dolayı,askeri ehemmiyete de haiz bulunuyorlardı.Derbend
olma vasfına sahip bir yerin civarında bulunan bir köy,derbend hizmeti ile
görevlendirilirdi.Bir yerin derbend sayılabilmesi için belgelerde geçen
şekliyle “mahuf ve memerr-i nas” yani seyahat bakımından tehlike arzeden,eşkiyadan
hali olmayan,yolcuların devamlı gelip geçtikleri bir mevki olması lazımdı.Derbendler,ıssız
yerleri şenlendirmek için bir iskan vasıtası olarak da kullanılmışladır
Kuruçay nahiyesi köylerinden Karagöz-Viranı’nın Sivas’a giden yol üzeride
bulunduğu “Ayan-ı Vilayet” tarafından bildirilmekte,avarız-ı divaniyye ve
tekalif-i örfiyye vergilerinden muaf sayılmışlardır.Tehlikeli bölgelerde
kurulan köyler,aynı zamanda derbendcilik yaparak,o yerlerde emniyetin
sağlanmasına yardım ediyorlardı.Güney Kemah köylerinden Çörekençir(=Çörencil),
Kuruçay’a bağlı Tarbas,Kerer ve Terkütah, Nezgep köyleri tehlikeli
mevkilerde kurulmuş olup,bunların ahalisi derbencilik görevi görmekte
idiler.Yukarıda bazı köylerin derbend civarında kurulduğunu zikretmiştik.
Bu gibi köyler ahalisi,civarda bulunan gayet zor(sa’bu’l murur)
derbendlerin tamir ve bakımı ile vazifelendirilmiştir.Derbend köyündeki
derbendciler,vazifelerini ifa ettikten sonra,bölgelerindeki han ve
kervansarayların hizmetinde de bulunuyorlardı.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde;”Kemah şehrini üç gün temaşadan
sonra Paşa’nın malı olan Kuruçay Voyvodası’nın muhasebesini görüp kalan
malından 700 kuruş alındı.Bana de eski ücret olarak 100 kuruş
verdiler.Tuzla Emini Emir Hasan Ağa’dan bakaya mal için 150 kuruş aldık”
diye naklediyor.
KÖY VE MEZRALARIN NAHİYELERE GÖRE
DAĞILIMI:
(Mezralar bir köyün yakınında bulunan
ekim alanlarıdır.)
1516 1520
1530 1568 1591
Köy Mez. Köy Mez. Köy. Mez.
Köy Mez Köy Mez.
Kuruçay:
52 6 53 20
49 29 48 29 50 25
BİZGİ:(Bugünkü Konukçu):1516
tarihinde ismine tesadüf edilmeyen bu köy,1530’da 3 nefer zaviyedarzade;1568’de
8 hane,12 mücerred;1591’de 8 hane,8 mücerred nüfusa sahipti.Mahsulleri
buğday ve arpadan müteşekkil olup,vergi hasılı 1530’da 1100,1568’de 3000
ve 1591’de 4500 akça idi.
Bugün Konukçu köyü,İliç’e tabi Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
KEREGE(Akçayazı):1516
ve 1530 tarihlerinde nüfusuna dair bir kayda rastlanmayan ve bu tarihlerde
henüz şenlenmemiş olduğu anlaşılan bu köyde,1568’de 1 imam,3 hane,2
mücerred;1591’de 4 hane,2mücerred nüfus vardı.Mahsulleri buğday,arpa ve
bostan ürünlerinden ibaret olup,hasılı 1516’da tahminen1.000, 1530’da
4490, 1568’de yine 4490 ve 1591’de 7900 akça idi.
Bugün Akçayazı Köyü,İliç’e tabi Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
KIRZI(Balkaya):1516’da
6 hane, 1 mücerred,2 zaviyedar;1530’da 5 hane,2 mücerred;1568’de 9 hane,15
mücerred;1591’de 7 hane,7 mücerred nüfusu olan köyün,sakinlerini
Müslümanlar meydana getiriyordu.Mahsulleri buğday,arpa,darı ve bostan
ürünlerinden ibaret olup,vergi hasılı 1516’da 2.000, 1530’da
2.160, 1568’de 2257 ve 1591’de 3 .100 akçe idi .
Burada bir değirmen ile Şeyh Hasan Baba adında bir de zaviye vardı.Köyün ½
malikane hissesi ve bir çiftlik yerin geliri,mezkur zaviyenin vakıfları
arasında bulunuyordu.
Bugün Balkaya Köyü,İliç’e tabi Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
ARMUDAN-I BÜZÜRK(Büyük Armutlu):Gerek
nüfus ve gerekse gelir bakımından önemli ölçüde inkişaf gösteren bu
köyde,1516’da 59 hane,7 mücerred Hristiyan ve 1 hane,1 mücerred
Müslüman;1530’da 7 hane 1 mücerred Müslüman ve 60 hane,71 mücerred
Hristiyan;1568’de 191 hane,19 mücerred hıristiyan;1591’de 268 nefer
hıristiyan nüfus vardı.Mahsülleri buğday,arpa,darı,pamuk,şıra,bal,meyve ve
bostan ürünlerinden ibaret olup vergi hasılı,1516’da 14.000,1530’da
20.500, 1568’de 31.500,1591’de 44.500 akça idi.Köyde 3 adet değirmen ile
1 adat boyahane vardı.
Halen İliç kazasına bağlı naihye merkezi bir köydür.
ARMUDAN-I KÜÇÜK(Küçük Armutlu):XVl.yüzyılın
ortalarından itibaren inkişaf kaydetmiş olan bu köy,1516’da 14 hane,1
mücerred;1530’da 16 hane,12 mücerred;1568’de 47 hane,7 mücerred;1591’de 61
nefer Hristiyan nüfusa sahipti.Mahsullerini
buğday,arpa,darı,bakla,pamuk,şıra,bal,meyve ve bostan ürünleri teşkil
etmekte,1516’da 7.000,1530’da 7510,1568’de 10.000 ve 1591’de 15.000 akça
vergi hasılına malik bulunmakta idi.Burada 1 değirmen vardı.
Bugün Küçük Armutlu Köyü,Armutlu nahiyesine bağlıdır
AVARİK(Çaltı):1515’da
5 hane Müslüman nüfusu olan ve diğer defterlerde nüfusuna dair bir kayda
rastlanmayan köyün,mahsülleri buğday ile arpadan müteşekkildi.Vergi hasılı
1516’da 2.000,1530 ile 1568’de yine 2.000,1591’de ise 2.500 akça idi.
Bugün
Çaltı Köyü İliç kazasına bağlıdır.
BOYALIK:1516’da
2 hane;1530’da 8 hane,6 mücerred,1 imam,3 nökerzade,2 sipahizade;1568’de
28 hane,16 mücerred,1 muhassıl;1591’de 50 hane,21 mücerred nüfusu
vardı.Başlıca mahsulleri buğday,arpa,darı ve baldan müteşekkil olup,vergi
hasılı 1516’da 2.000,1530’da 1950,1568’de 4280 ve 1591’de 9.500 akça idi.
Bugün Boyalık Köyü İliç kazasına bağlıdır.
ÇÖPÜRGE/ÇÖPLER:1516’da
2 hane,1 ücerred;1530’da 1 hane,1 mücerred;1568’de 4 hane,2 mücerred,8
zavidarzade,1 imam,1 müezzin;1591’de 21 hane,3 mücerred Müslüman nüfusu
vardı.Mahsulleri buğday ve arpadan ibaret olup,geliri 1516’da
2.000,1530’da 1300,1568’de 1600 ve 1591’de 1300 akça idi.Köyde 1 değirmen
ile İslam Şeyh adında bir zaviye vardı.
Halen İliç kazasına bağlı bir köydür.
ÇÖREKENCİR/ÇÖRENCİL(Bozyayla):Gerek
nüfus,gerekse gelir bakımından gelişme kaydeden bu köy,1516’da 27 hane,6
mücerred;1530’da 32 hane,34 mücerred;1568’de 69 hane,31 mücerred;1591’de
109 nefer nüfusa malikti.Mahsulleri buğday,arpa,darı,pamuk,şıra,bal,meyve
ve bostan ürünlerinden müteşekkil olan köyün,sakinlerini Hristiyanlar
meydana getiriyordu.Vergi hasılı 1516’da 9.000,1530’da 8500,1568’de
12.700,1591’de 15.000 akça idi.Köyde 1 değirmen mevcuttu.
Bugün
Bozyayla Köyü İliç kazasına bağlıdır.
DANZI(Özlü):1516’da
10 hane,1 mücerred;1530’da 15 hane,7 mücerred;1568’de 41 hane,11 mücerred;1591’de
79 nefer hıristiyan nüfusu olan köyün,mahsüllerini
buğday,arpa,darı,pamuk,bal,meyve ve bostan ürünleri teşkil ediyordu.Vergi
hasılı,1516’da 8.000;1530’da 7150;1568’de 11.000 ve 1591’de ise 18.000
akçe idi.Köyde bir değirmen vardı.
Özlü Köyü,halen Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
ERHAME(Leventpınarı):XVl.yüzyılın
sonlarına doğru inkişaf gösteren ve 1516’da 7 hane,6 mücerred;1530’da 7
hane,1 mücerred;1568’de 33 hane,29 mücerred;1591’de 66 hane,19 mücerred
Müslüman nüfusu olan köyün,mahsülleri buğday,arpa,bal,meyve ve bostan
ürünlerinden ibaretti.Vergi hasılı 1516’da 4.000,1530’da 3250,1568’de 7200
ve 1591’de 17000 akça idi.Köyde bir adet değirmen vardı.
HANEGE(Yağcılar):1516’da
4 hane;1530’da 9 hane,2 mücerred;1568’de 19 hane,16 mücerred;1591’de 49
hane,20 mücerred nüfusu olan köyün,sakinlerini Müslümanlar teşkil
ediyordu.Mahsulleri buğday,arpa,darı ve baldan ibaret olup,geliri 1516’da
1950,1530’da 2280,1568’de 3200 ve 1591’de 6500 akça idi.Köyün malikane
hissesi,köyde bulunan İshak Şeyh Zaviyesi’ne vakfedilmişti.
Bugün İliç kazasına bağlıdır.
KAHMUHİ/GEMHO(Doruksaray):1516’da
20 hane,5 mücerred;1530’da 41 hane,13 mücerred;1568’de 90 hane,9 mücerred,1591’de
103 nefer nüfusa ve 1516’da 12000,1530’de 8828,1568’de 13130,1591’de ise
21000 akça vergi hasılına malik olan köyün,gerek nüfus ve gerekse gelir
bakımından inkişaf gösterdiği anlaşılmaktadır.Mahsulleri
buğday,arpa,darı,pamuk,şıra,bal,meyve ve bostan ürünlerinden ibaretti.
Bugün İliç kazasının Armutlu nahiyesine bağlıdır.
KANGURUD(Sularbaşı):1516’da
hali ve harab bir vaziyette bulunan ve 1530’da 3 hane,1 mücerred;1568’de 8
hane,4 mücerred;1591’de 16 hane,2 mücerred Müslüman nüfusu olan köyün,mahsülleri
buğday,arpa,darı,bal ve bostan ürünlerinden ibaretti.Geliri 1515’da
tahminen 2.000,1530’da 1765,1568’de 1500 ve 1591’de 3500 akçe idi.
Bugün İliç kazasına bağlıdır.
KARAKAYA:
1516’da ıssız ve viran bir halde olan köyün,1530’da 2 hane;1568’de 15
hane,7 mücerred;1591’de 21 hane,6 mücerred Müslüman nüfusu vardı.Mahsüllerini
buğday,arpa,bal,meyve ile bostan ürünleri teşkil etmekte ve 1516’da
tahminen 400,1530’da 1.000,1568’de 2100 ve 1591’de 7.000 akça vergi
hasılına malik bulunmaktaydı.
Bugün İliç kazasına bağlıdır.
KENUNE/KİNANE(Yalıngöze):Sakinlerinin
hırıstiyanların teşkil ettiği bu köyde,1516’da 13 hane,1 mücerred;1530’da
22 hane,10 mücerred;1568’de 48 hane,4 mücerred;1591’de 44 nefer nüfus
vardı.Mahsülleri buğday,arpa,darı,pamuk,şıra,bal,meyve ve bostan
ürünlerinden ibaret olup,hasılı 1516’da 8.000,1530’da 5.990,1568’de 9.000
ve 1591’de 10.000 akça idi.
Bügün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır
KEREGE(Akçayazı):1516’da
15 hane,2 mücerred;1530’da 16 hane,2 mücerred;1568’de 19 hane,9 mücerred;1591’de
23 nefer Hristiyan nüfusu olup,mahsüllerini buğday,arpa,darı,bal,meyve ile
bostan ürünleri teşkil ediyordu.1516’da 6.000,1530’da 3.500,1568’de 3.100
ve 1591’de 4.000 akça vergi hasılı idi.Burada iki adet değirmen de vardı.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
KINDOSİ/KUNDOSU(Çobanlı):1516’da
14 hane,4 mücerred;1530’da 2 hane,7 mücerred;1568’de 40 hane,25 mücerred,1
duaguy;1591’de 17 hane,14 mücerred nüfusa malik olan mezkur köyde,Müslümanlar’la
Hristiyanlar birlikte oturmaktaydılar.Köyün mahsülleri
buğday,arpa,darı,pamuk,bal,meyve ile bostan ürünlerinden müteşekkil
olup,vergi hasılı 1516’da 8.000,1530’da 8.824,1568’de 11.082 ve 1591’de
17.000 akça idi.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
KÖSKE/GÖSKE(Güngören):Hıristiyanlar’la
meskün olan köy,1516’da 16 hane,3 mücerred;1530’da 24 hane,16 mücerred;1568’de
61 hane,2 mücerred ve 1591’de 85 nefer nüfusa sahipti.Mahsülleri
buğday,arpa,darı,pamuk,şıra,bal,meyve ve boskan ürünlerinden müteşekkil
olup,geliri 1516’da 8.000,1530’da 6.700,1568’de 10.485 ve 1591’de 14.500
akça idi.Burada 1 adet değirmen de vardı.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
KURKIŞLA:1516’da
ıssız ve harab bir vaziyette olan ve 1530’da 2 hane,2 mücerred,1 nökerzade,3
zaviyederzade,2 sipahizedarzade,2 sipahizade;1568’de 8 hane,9 mücerred,1
duaguy,6 nökerzade;1591’de 23 hane,12 mücerred nüfusa malik bulunan köyün,mahsülleri
buğday,arpa,bal ve bostan ürünlerinden müteşekkildi.Geliri 1516’da
tahminen 2.000,1530’da 1.582,1568’de 2.000 ve 1591’de 3.500 akça idi.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
MOŞUT(Elmacık):1516’da
8 hane Hristiyan,1530’da 9 hane,7 mücerred Hristiyan;1568’de 5 hane,5
mücerred Müslüman ve 16 hane,1 mücerred Hristiyan;1591’de 19 hane,1
Müslüman ve 17 nefer Hristiyan nüfusa malik bulunan köyün,mahsülleri
buğday,arpa,darı,pamuk,şıra,bal ve meyveden ibaretti.Vergi hasılı 1516’da
6.000,1530’da 3.600,1568’de 6.000 ve 1591’de 10.000 akça idi.
NORTUN/NORDİN(Kayacık):
1516 ve 1530 tarihlerinde ismine rastlanılamayan ve 1568’de 1 hane,1
mücerred;1591’de 3 hane,1 mücerred nüfusu olan bu köyün,mahsülleri buğday
ve arpadan ibaret olup,hasılı 1568’de 388,1591’de 400 akça idi.
Bügün İliç ilçesine bağlıdır.
SİME(Çayyaka):1516’da
86 hane,9 mücerred;1530’da 137 hane,80 mücerred Hristiyan;1568’de 355
hane,12 mücerred Hristiyan ve 6 hane,3 mücerred Müslüman;1591’de 438 nefer
Hristiyan ve 9 hane,3 mücerred Müslüman nüfusu vardı.Mahsülleri
buğday,arpa,darı,pamuk,şıra,bal,meyve ve bostan ürünlerinden ibaret
olup,vergi hasılı 1516’da 24.000,1530’da 22.250,1568’de 35.000 ve 1591’de
38.000 akça idi.Burada 4 değirmen,1 adet bezirhane ve 1 boyahane vardı.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır
SOKOVA(Bozçalı):1516’da
hali harab bir durumda bulunan ve 1530’da 2 hane;1568’de 4 hane,4 mücerred,6
zaviyederzade;1591’de 14 hane,15 mücerred,6 zaviyedarzade nüfusu olan
köyün,sakinlerini müslümanlar teşkil ediyordu.Mahsülleri
buğday,arpa,darı,bal,meyve ve bostan ürünlerinden müteşikkil olup,geliri
1516’da 1.000,1530’da 800,1568’de 953 ve 1591’de 2500 akça idi.Köyün ¼
malikane hissesi,köyde bulunan Şeyh Hasan zaviyesine vakfedilmişti.
Bugün
İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
TEBTE(Çilesiz):1516’da
hali ve harab bir durumda olan bu köy,mamur etmeleri şartı ile 9 hane
sipahinin uhdesine verilmişti.Köyde 1530’da 9 hane,4 mücerred;1568’de 38
hane,20 mücerred,1 imam;1591’de ise 50 hane,10 mücerred nüfusu vardı.Mahsülleri
buğday,arpa,pamuk,bal,meyve ve bostan ürünlerinden müteşekkil olup,geliri
1516’da 3000,1530’da 2600,1568’de 4000 ve 1591’de 8500 akça idi.Köyde bir
değirmen vardı.
Bugün
İliç ilçesine bağlıdır.
TIĞINKAR/TİNKAR(Sarıpınar):XVl.yüzyıl
boyunca gerek nüfus,gerekse hasılat bakımından gelişme kaydeden bu
köy,1516’da 13 hane,2 mücerred;1530’da 14 hane,19 mücerred;1568’de 29
hane,16 mücerred;1591’de 62 nefer Hristiyan nüfusa sahipti.Mahsülleri
buğday, arpa,darı,orum,zeğrek,bal,meyve ve bostan ürünlerinden müteşekkil
olup,geliri 1516’da 7000,1530’da 5850,1568’de 7000 ve 1591’de 12000 akça
idi.Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
TUĞUT(Turgutlu):1516’da
14 hane,5 mücerred;1530’da 18 hane,20 mücerred; 1568’de 60 hane,7 mücrred;
1591’de 118 nefer Hristiyan nüfusu vardı.Mahsüllerini buğday, arpa, darı,
bal, meyve ve bostan ürünleri teşkil etmekte ve geliri 1516’da 5500,1530
5120,1568’de 14500,1591’de 30.000 akça idi.Burada 1 değirmen ve 1 de
bezirhane mevcuttu.Bugün İliç kazasının Armutlu nahiyesine bağlıdır.
ARDOS(Bürüncek):1516’da
4 hane,1 mücerred,2 sipahi nüfusu olan ve hali ve harab bir vaziyette
bulunduğundan,mezkur 2 sipahiye şenlendirmek ve mamur etmek üzere verilen
bu köy,1530’da 2 hane,1 sipahi;1568’de 23 hane,14 mücerred nüfusa malikti.Mahsülleri
arpa,buğday,darı,pamuk ve bostan ürünlerinden müteşekkil olup,geliri
1516’da 3000,1530’da 2500,1568’de 3000 ve 1591’de 4500 akça idi.
Bugün
İliç ilçesine bağlıdır.
KAFUR/GAFUR(Yılmaz):1516’da
hali ve harab bir vaziyette olan ve şenlendirilmek üzere 2 nefer sipahinin
uhdesine verilen bu köyde,mezkür tarihte 4 hane,1 mücerred,2
sipahi;1530’da 2 hane,1 sipahi;1568’de 23 hane,14 mücerred;1591’de 25
hane,13 mücerred nüfusu vardı.Mahsülleri buğday,arpa,darı,pamuk ve bostan
ürünlerinden müteşekkil olup,vergi hasılı 1516’da 3000,1530’da
2500,1568’de 3000 ve 1591’de 4500 akça idi.
Bugün
İliç kazasının Armutlu nahiyesine bağlıdır.
BASTANA(Dikmen):1516’da
2 nefer sipahi;1530’da 4 nöker,2 nökerzade,1 sipahi,2 sipahizade;1568’de
29 hane,20 mücerred Müslüman nüfusu olan köyün,1591’de ismine tesadüf
olunamadı.Mahsülleri buğday,arpa,darı,bal ve bostan ürünlerinden
müteşekkil olup,vergi hasılı 1516’da tahminen 4000,1530’da 2500,1568’de
ise 5497 akça idi.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
ÇİFTLİKVİRANI(Çiftlikköy):1516’da
ismine rastlanılmayan ve 1530’da 2 hane 1 mücerred,1 sipahizade;1568’de 15
hane,6 mücerred;1591’de 20 hane,9 mücerred nüfusu olan köyün,mahsüllerini
buğday,arpa,darı,bal ve bostan ürünleri teşkil etmekte,1530’da
1000,1568’de 1450 ve 1591’de 1250 akça vergi hasılına malik bulunmaktaydı.
Bugün
İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
ESİRKIĞ(Sütlüce):1516’da
ıssız ve harab bir halde bulunan ve 1530’daki nüfusuna dair bir kayda
rastlanılamayan bu köy,1568’de 3 hane,3 mücerred;1591’de 25 hane,6
mücerred nüfusa malikti.Mahsülleri buğday,arpa,bal ve bostan ürünlerinden
ibaret olup,hasılı 1516’da tahminen 1500,1530’da 1300,1568’de 2100 ve
1591’de 5000 akça idi.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
HORDİSİ(Tabanlı):XVl.yüzyılın
sonlarına doğru hem nüfus, hem de hasılat bakımından inkişaf gösteren bu
köyde,1516’da 5 hane,3 mücerred;1530’da 3 hane,3 mücrred;1568’de 5 hane,3
mücerred,1 muaf,4 nöker,1 nökerzade,3 sipahizade;1568’de 32 mücerred,31
hane ve 1591’de 61 hane,26 mücerred nüfus bulunmaktaydı.Mahsülleri
buğday,arpa,darı,bal ve bostan ürünlerinden ibaret olup,vergi hasılı
1516’da 4000,1530’da 2997,1568’de 6200 ve 1591’de 12200 akça idi
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
KOZLUCA:1516’da
4 hane,1 mücerred;1530’da 3 hane,1 sipahizade;1568’de 20 hane,24 mücerred;1591’de
25 hane,13 mücerred Müslüman nüfusa sahipti.Mahsülleri
buğday,arpa,darı,bal ve bostan ürünlerinden müteşekkildi.Vergi hasılı
1516’da 3000,1530’da 2458,1568’de 2700 ve 1591’de 4500 akça idi.Köyde bir
değirmen mevcuttu.
TAPİRDEDE/DEDETAPİR/KÜÇÜKTAPİR(Küçük
Gümüşlü):1516 ve 1530 tarihlerinde ıssız bulunduğu halde,1568’de
22 hane,10 mücerred;1591’de 21 hane,10 mücerred nüfusu vardı.Mahsülleri
buğday,arpa,darı,bal ve bostan ürünlerinden ibaret olup,vergi hasılı
1516’da tahminen 1000 ve 1530’da 230,1568’de 1100 ve 1591’de 1500 akça
idi.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
TAPİRSULTAN/BÜYÜKTAPİR(Büyük
Gümüşlü):1516’da hali ve harab bir vaziyette bulunan ve 1530’da 1
hane,1 mücerred;1568’de 41 hane,21 mücerred;1591’de 22 hane,5 mücerred
nüfusu olan köyün,mahsülleri buğday,arpa,bal ve bostan ürünlerinden
ibarettti.Geliri 1516’da tahminen 1000,1530’da 875,1568’de 3050 ve 1591’de
3000 akça idi.
Bugün İliç kazasının Kuruçay nahiyesine bağlıdır.
NÖKER:Timarlı sipahinin maiyyet askeri,bir
nevi uşağıdır.
|